Mustafa UÇURUM

Müslim Coşkun’un ikinci kitabı Karşı Dağın Yamacı, Muhit Yayınları’ndan okuyucuya ulaşan kitap. Şehir hayatının daralttığı, betonlaştırdığı ve unutturduğu insanın, kendini yeniden bulmak için tabiatın, özellikle de dağların eteğine düşürdüğü yolculukların hikâyesini anlatıyor. Temel temaları; gurbet, vefa, yalnızlık, insanın doğayla kurduğu manevi bağ, kökler, ölüm ve dünyada misafir olma bilinci olarak sıralanıyor. Yazarın üslubu sade, lirik ve imgelerle yüklü. Anlatıcı, gözlemci bir yol arkadaşı gibi gördüklerini, hissettiklerini içten bir dille, felsefi bir derinlikten çok, yaşanmışlığın ve gözlemin doğrudanlığıyla aktarıyor. Cümleler genellikle kısa ve nefes alır gibi suyun akışı, rüzgârın sesi, ateşin çıtırtısı gibi ritmik bir akışa sahip.

Kitap, şehirden kaçışın bir tür “huzur arayışı” olduğu fikri üzerine kurulmuş. “İstanbul’a alışamamanın acemiliğiyle geçiyor günlerim” (s. 7) cümlesi, anlatıcının varoluşsal konumunu özetliyor. Bu acemilik, onu dağlara, ormanlara, sulara yöneltiyor. Dağlar burada sadece coğrafi birer yükselti değil; “Allah’ın yeryüzündeki hayret makamı” (s. 8), “güven yurdunun adı” (s. 8) ve insanın kendini hatırlaması için bir davet olarak beliriyor. “İnsan ancak bir dağa yaslanınca kendini hatırlamış olur.” (s. 9) tespiti, kitabın temel sütunlarından birini oluşturuyor.

Coşkun’un kalemi, doğayı salt bir manzara olarak değil canlı bir varlık, bir sırdaş ve bir öğretmen olarak resmediyor. Kitap boyunca, birer “şahit” gibi karşımıza çıkan ahlat ve alıç ağaçları, kardelen çiçeği, erik ağacı, Mudurnu Çayı, Sülüklü Göl ve Davlumbaz Yaylası gibi mekânlar ve varlıklar, insana vefayı, duruşu, tevazuyu ve sürekli veren el olmayı öğretiyor. “Ahlat ağacı bizim gibi şehirli olmayı seçmedi. Bütün köylerde, kasabalarda yaşayan insanlar şehirlere akın ederken o, bulunduğu topraklara hep sadık kaldı” (s. 18) ifadesi, kitabın en belirleyici motiflerinden birini, “köklerine bağlı kalma” erdemini döşüyor.

Yolculuklar, fiziki bir yer değiştirmenin ötesine geçiyor; bir iç muhasebe ve arınma pratiği olarak akıyor. Anlatıcı, “Dünya gurbetindeyiz ve dönüş yolundayız” (s. 30) diyerek hayatın kendisini bir yolculuk olarak tanımlıyor. Bu yolculukta ölüm, bir son değil, sürekli hatırlanması gereken bir hakikat ve denge unsuru olarak duruyor. “Ölüm insan için bir ikazdır ve yeniden kendine dönmesi, hizaya gelmesi için elzemdir” (s. 53) cümlesi, kitabın melankolik ve fakat teslimiyetçi olmayan, uyanık durmayı öğütleyen tonunu belirliyor.

Kitapta kullanılan metaforlar, insan ile doğa arasındaki bu derin bağı pekiştiriyor. Ateş, “kış meyvesi” olarak soğukta sığınılacak bir dost; su, “ağırlıkların gidişine bırakıldığı” bir arınma aracı; sis, gerçekliğin bulanıklaştığı, insanı kendine döndüren bir perde olarak beliriyor. Yazar, modern hayatın kalabalığını, hızını ve tüketim odaklı yapısını eleştirirken, bunu didaktik bir dille değil, tabiatın dinginliği ve sadeliği karşısında insanın yaşadığı zıt duygularla gösteriyor. Şehir, “bir cenderenin içinde sıkışmış” (s. 66) insanın “gönüllü köleliği” (s. 66) olarak çiziliyor; tabiat ise bu cendereden çıkışın adresi olarak kalıyor.

Karşı Dağın Yamacı, okuru bir yolculuğa çağırıyor. Bu yolculuk, coğrafyadan ziyade insanın kendi içine, kırılan dengesine, unuttuğu masumiyetine ve yitirdiği sükûnete doğru uzanıyor. Müslim Coşkun, “Yürürsen yakındır, bakarsan uzak” (s. 122) diyerek, hakikate varmanın, dünyanın anlamına erişmenin ancak eyleme geçmekle, yola çıkmakla mümkün olduğunu hatırlatıyor. Kitap, “Hafiflemek ne demek, bunu dağlara varınca anlarız” (s. 9) müjdesiyle, modern insanın sırtındaki görünmez yüklerden kurtulma ihtimalini, incelikli ve şiirsel bir dille sunuyor.

Müslim Coşkun, Karşı Dağın Yamacı, Muhit Kitap, 2025

Yazıyı Paylaş:

By Mustafa Uçurum

Tokat doğumlu. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Adapazarı’nda; üniversiteyi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudu. Arkadaşlarıyla Martı dergisini ve Yitik Düşler Edebiyat dergisini, daha sonra Tokat merkezli Polemik dergisini çıkarttı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir