Gönül dünyamızın bitmek bilmez bir zenginliğidir Yunus Emre. Aradan çıkan yüzlerce yıla rağmen Yunus’un sesi ve mesajı her dem yenidir, yol göstericidir. Onun gönüllere dokunan sözlerinin derinliğine indikçe herkesin kendine payına düşen bir hissesi mutlaka vardır. Her şeyin gerçek yüzünden uzaklaştığı bu çağda söz sahiplerine düşen, çağın gereklerine uygun kurgular ile gençleri onlara yoldaşlık edecek yol işaretçileri ile tanıştırmaktır.
Aydın Hız; Hallac-ı Mansur, Ahmet Yesevi ve İbn Arabi romanlarından sonra şimdi de Mahzendeki Sır romanı ile çocukları Yunus Emre’nin dünyasına davet ediyor.
Romandaki olaylar günümüzde geçiyor. Asıl kahramanlarımız iki arkadaş. Haylazlıklarıyla meşhur, arkadaşlarını yaptıkları şakalarla, yaramazlıklarla bıktırmayı başarmış Poyraz ve Selim’in yaşadıkları maceralara şahit oluyoruz.
Bilime meraklı çocuklar okullarının bodrum katındaki bir eski sandıkta buldukları kaskın sayesinde hayallerine kavuşurlar ve Yunus Emre’nin zamanına doğru bir yolculuğa çıkarlar.
Bu tür kurgulara sinemada olsun edebiyat dünyasında olsun sık sık rastlıyoruz. Önemli olan anlatımı zenginleştirmek ve verilmek istenen mesajı en açık şekilde muhatabına ulaştırmak. Gerçekle kurguyu seviyeye uygun olarak harmanlamaktır esas olan. Aydın Hız bunu kitabında başarıyla uyguluyor. Poyraz ve Selim’in okulda yaşadıkları, öğrenciler arasındaki ilişkiler, okul kültürü gibi birçok konu Aydın Hız’ın öğretmen olmasının da etkisiyle romanın kurgusunu tamamlayan bir gerçeklikte verilmiş.
Poyraz ve Selim, öğretmenlerinin verdiği Yunus Emre ödevlerini buldukları kaskın sayesinde geçmişe giderek yapıyorlar. Yunus’un hayatından kesitlerle şiirlerin dünyasına giren çocuklar, öğrendikleri ile hem ödevlerini yapmış oluyorlar hem de hayatlarına çeki düzen veriyorlar.
“Onu dinleyenlerin yüzündeki karamsarlık bulutları dağılıyordu yavaş yavaş. Yaşadıkları kötü günleri unutmuyorlar fakat daha umutla bakıyorlardı şimdi. İnsan bazen yoruluyordu; kalbi ve zihni dağılır, geleceği kederli bir dağın ardında görürdü. Yunus Emre’nin sözleri onlara şifa olmuştu adeta.
Poyraz ve Selim de kendi paylarına düşen hisseyi aldılar bu konuşmadan. Demek ki insan, ne kadar zorluklarla yaşarsa yaşasın; sabretmeli, dua etmeli ve güzel günlere olan umudu kaybetmemeliydi.” (s.160)
Yaramazlıklar, kalp kırıklıkları, azmetmek, gönül almak gibi birçok konu işleniyor romanda. İki arkadaş, Yunus Emre şiirlerinin sayesinde gönüllere girmenin yollarını da bulmuş oluyorlar.
Aydın Hız’ın Mahzendeki Sır romanı, özellikle sevginin gönüllerden hızla uzaklaştığı bu çağda çocuklara bir anahtar sunuyor. Yunus Emre’yi tanıdıkça, onun şiirlerini okudukça dünyaya sevginin ve güzelliklerin penceresinden bakmanın sırrına erecek çocuklar.
Aydın Hız, Mahzendeki Sır, Ketebe Yayınları, 2025
