Mustafa UÇURUM

Havva Müslime Aktaş’ın Tulu Yayınları arasında çıkan “Baytuk ve Gizemli Mektup!” kitabı, çocukları fantastik bir maceraya davet ederken, aslında onların iç dünyalarındaki duygusal yükleri keşfetmelerine ve hafifletmelerine aracılık eden büyülü bir öykü. Kitap, adeta bir “duygusal rehber” gibi işliyor; çocuk okuru eğlence, heyecan ve samimiyetle kucaklıyor.

Kitabın merkezinde, yarı baykuş yarı tavuk olan sevimli ve bilge karakter Baytuk bulunuyor. Baytuk, çocukları “izleyen” ve onların gerçek ihtiyaçlarını “fark eden” bir dost. O, sıradan bir macera rehberi değil; her çocuğun taşımakta zorlandığı duyguları (utanç, öfke, kayıp korkusu, eksiklik hissi) fark edip, onları bu duygularla yüzleşebilecekleri güvenli bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk, aslında her çocuğun kendi içine yaptığı bir keşif seyahati.

Yazar, üç ana karakteri (Oğuz, Zeynep ve Ali) ve onların sorunlarını son derece gerçekçi ve samimi bir şekilde resmediyor. Oğuz, parkta yaşadığı bir utancın ve “fasulye” lakabıyla alay edilmenin oluşturduğu güvensizlikle boğuşuyor. Zeynep, sürekli tartışan ebeveynlerinin gürültülü dünyasında kendini ifade edememenin ve çaresiz hissetmenin yükünü taşıyor. Ali ise hasta dedesine karşı hissettiği sevgi, pişmanlık ve kaybetme korkusu arasında gidip geliyor. Her biri, günlük hayatta birçok çocuğun yaşayabileceği, evrensel duygusal zorlukları temsil ediyor.

Baytuk’un sihirli yöntemi basit ve etkileyici: Onları, bu duyguların kaynağına götürüyor ve çözümü kendilerinin bulmasına olanak tanıyor. Oğuz, zorbası Hayri ile yüzleşerek gücünü geri kazanıyor. Zeynep, bir sultan olarak sorumluluk alıp, gürültünün (tartışmaların) yıkıcı etkisini durdurmayı öğreniyor. Ali ise kaçırdığı bir anı yakalayarak dedesiyle vedalaşma fırsatı buluyor ve içindeki eksik kalma hissini gideriyor. Yazar, burada çok önemli bir mesaj veriyor: Sorunların sihirli bir değnekle anında yok olması değil, çocuğun o sorunla baş etme becerisini ve cesaretini kazanması önemlidir.

Kitap; “anlaşılma”, “kabul görme” ve “içsel gücü keşfetme” üzerine kurulu. Baytuk, hiçbir çocuğu yargılamıyor; sadece dinliyor, görüyor ve onlara güvenli bir alan sunuyor. Bu, çocuk okura “Sen değerlisin, duyguların önemli ve sen onlarla baş edebilirsin.” diyen güçlü bir güven mesajı. Aktaş, fantastik öğeleri (uçmak, ışıltılı şallar, kumdan saray) bu terapötik ve güçlendirici alt yapıya hizmet edecek şekilde ustalıkla kullanıyor.

Çizer Cemile Ağaç Yıldırım’a da değinmek gerek. Yıldırım’ın renkli, sıcak ve hareket dolu çizimleri, öykünün büyüsünü görselleştirerek kat kat artırıyor. Baytuk’un sevimli ve bilge duruşu, karakterlerin duygularını yansıtan mimikler, kitabın sayfalarını çocuklar için cezbedici bir macera diyarına dönüştürmüş.

 “Baytuk ve Gizemli Mektup” sadece eğlenceli bir fantastik macera kitabı değil; aynı zamanda duygusal zekâyı besleyen, çocuklara kendi içsel kaynaklarını hatırlatan ve umut aşılayan edebi bir eser. Havva Müslim Aktaş, çocuk edebiyatında nadir bulunan bir dengeyi kuruyor: Hem coşkulu bir hayal gücü sunuyor hem de çocuk ruhunun derinliklerine dokunan, iyileştirici bir temas sağlıyor. Kitap, her çocuğun bir Baytuk’u hak ettiğini, yani anlaşılmayı, kabul edilmeyi ve içindeki kahramanı keşfetmeyi hak ettiğini fısıldıyor.

Havva Müslime Aktaş, Baytuk ve Gizemli Mektup, Tulu Yayınları, 2025

Yazıyı Paylaş:

By Mustafa Uçurum

Tokat doğumlu. İlkokulu, ortaokulu ve liseyi Adapazarı’nda; üniversiteyi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudu. Arkadaşlarıyla Martı dergisini ve Yitik Düşler Edebiyat dergisini, daha sonra Tokat merkezli Polemik dergisini çıkarttı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir